Bugün benim için oldukça heyecanlı ve bir o kadar da özel bir gün.
Biraz geç kalmış olsam da artık benimde bir blogum var.
Sadece işimle ilgili değil, ne düşünüyor ve ne hissediyorsam özgürce yazacağım…
Hayatım boyunca paylaşmayı ilke edinmiş biri olduğum için bana iyi geleceğini düşünüyorum.
Bir şeyler ispatlama derdinde olmadan ve nasıl yorumlanacağını düşünmeden keyif almak için yazacağım.
Ara sıra yazdıklarımla, duygu ve hissettiklerimle, belki de hiç tanımadığım bir insanla aynı duyguyu paylaşıp aynı dili konuşmanın keyfini yaşayacağım.
Kısacası kendimi frenlemeyeceğim. Kasmayacağım…
Neysem oyum zaten.
Yüreğimden geçen, dilimdedir!
Her eğitimimde ve söyleşimde çok sık tekrarladığım bir selamım veya vedam vardır;
“Yüreğimi ardına kadar açarım. Yüreğime yüreği ile geleni severim.”.
Şimdilik bu bir selam olsun.
Buyrun; yüreğimi açtım.
Gelene hoş gelmiş…
Gidene uğurlar olsun.